Ekonomi

“Sınırda karbon düzenlemesi” Türkiye için kritik önemde

Başak Nur GÖKÇAM

İstanbul Sanayi Odası (İSO) ve Avrupa Komisyonu ortaklığı ile ‘AB Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması: İklim Politikası Çerçevesi ve Türkiye’deki Firmalara Etkileri’ başlıklı etkinlik düzenlendi. İSO Başkanı Erdal Bahçıvan’ın açılış konuşmasıyla başlayan etkinlikte konuk konuşmacı olarak Avrupa Komisyonu Vergilendirme ve Gümrük Birliği Genel Müdürü Gerassimos Thomas da yer aldı.

Etkinlikte konuşan İSO Başkanı Erdal Bahçıvan, “1 Ekim 2023 tarihiyle başlayan Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM), geçiş döneminde demir-çelik, alüminyum, çimento, gübre, elektrik ve hidrojen sektörlerinde raporlama gerekliliği getirildi. AB’nin ihracattaki payının yaklaşık yüzde 40 olduğunu dikkate aldığımızda, SKDM’nin ülkemiz açısından da kritik olduğu çok net. Bu nedenle geçiş döneminde, hazırlık için gerekli adımların atılması ve 2025 yılı sonuna kadar devam edecek geçiş dönemindeki her gelişmenin de yakından izlenmesi büyük önem arz ediyor” dedi.

“Doğrudan ve dolaylı etkileyecek”

Dünyanın, en büyük 2’nci ekonomisi olan Avrupa Birliği (AB)’nin, bu konuda uluslararası düzeyde liderlik rolleri üstlenmiş olmasının, yeşil dönüşümde başarı sağlaması açısından önemli olduğunu belirten Bahçıvan, “AB sanayiden ulaştırmaya, enerjiden tarıma kadar birçok farklı konuda stratejik düzenleme içeren Avrupa Yeşil Mutabakatı ile yeşil dönüşümü bütüncül bir bakış açısıyla ele aldı.

Bu kapsamda gündeme gelen Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nı ise AB ile ticaret ilişkisi olan ülkelerdeki üreticiler tarafından doğrudan ve dolaylı etkileşimleri olacak. SKDM’nin AB ile ticaret ilişkisi olan ülkelerdeki üreticiler üzerinde doğrudan ve dolaylı etkileri olacağını belirten Bahçıvan, “AB’nin ihracatımızdaki payının yaklaşık yüzde 40 olduğunu dikkate aldığımızda SKDM’nin ülkemiz açısından kritik bir süreç olduğu çok açık.

Öte yandan SKDM geçiş dönemindeki düzenlemelere, Türkiye’deki üretim firmalarının uyumunu kolaylaştırmak üzere AB tarafından sağlanacak her türlü destek ve teşvik, küresel tedarik zincirinin güvenli bir şekilde devamlılığı açısından da yine önem arz ediyor” değerlendirmesinde bulundu. Avrupa Komisyonu Vergilendirme ve Gümrük Birliği Genel Müdürü Gerassimos Thomas da Türkiye’nin, AB’nin ithalatında en önemli partnerlerden olduğunu söyledi.

Yeşil geçiş sürecinde başarıyı yakalamak için özel sektörle birlikte çalışılması gerektiğini belirten Thomas “Şirketler arasında bir teşvik mekanizması sayesinde sağlıklı bir rekabet yaratmaya çalışıyoruz. Bu aslında bir standart değil. ‘Bu standartları uygulamazsanız Avrupa’ya ihracat yapamazsınız’ demiyoruz. Hiçbir şey sınırda takılı kalmıyor. Burada sadece bir teşvik sağlamaya çalışıyoruz. Daha yeşil olan şirketlerde tabii ki daha farklı teşvikler olabiliyor” değerlendirmesinde bulundu.

“450 milyon dolarlık kaynak değerli”

İSO Başkanı Erdal Bahçıvan, yeşil dönüşüm için ihtiyaç duyulan finansmana erişimin önemli bir unsur olarak ön plana çıktığını söyledi. Bahçıvan, “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızın Dünya Bankası ile hayata geçirdiği ‘Türkiye Yeşil Sanayi Projesi’ ile 450 milyon dolarlık finansmanın sanayicilerimize sunulmasını çok kıymetli buluyoruz.

Ülkemiz ekonomisinin de itici gücü olan KOBİ’lerimiz İstanbul Sanayi Odası üyelerinin de büyük çoğunluğunu oluşturuyor. Bu kapsamda KOBİ’lerimizin sürdürülebilir ve verimli yeşil dönüşümünü için de destekler içeren bu gibi projelerin karbonsuzlaşma çabalarının yoğunlaştırılması, teknik kapasitenin geliştirilmesi ve ihracattaki rekabet gücünün artırılmasına önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz” dedi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

-
Başa dön tuşu